1. Anonymous said: Eylül'e gebe hayaller...

    Sen misin?

     
  2. 02:38 17th Aug 2014

    Notes: 2

    Plays: 20

    Öyle güzel düşünüyordum ki seni; sonbahar çayı gibi damağımda.

    Bir küfür estirdim sonra. Şimdilerde kulağı tıkalı, çiçeklerinin. Gönülçelen yüzlü adam! Bir seven bulabildin mi bari; o yüzün altındakini?

    Hani diyorum; “değdi mi?”

    Benim sana değemediğim tüm o yıllar adına. Bırak hepsini: Benim adıma…

    Değdi mi öpülesi aklın hiç, benim adıma?

    Sen; solmuş yaprakların üstüne yazmaktın, seni. Bir gülüş düşünmek, yaratmaktı her defasında. Yürümen vardı- öyle ki; gerçekten yürüsen daha az değerli olacak.

    Bir küfür daha sonra!

    Değdi mi?

     
  3. 02:31 17th May 2014

    Notes: 1

    Hiçbir seven…

    Kulağım en sevdiğim radyoyu adımlıyor.

    Dünyayı salladım ayağımda, uyuttum. Bir seni büyütemedim.

    Olsun; kulağıma en sevdiğim şarkı seyahat ediyor.

    Çünkü aşk, biraz da böyle. Emek ama;içten gelen. Yolculuklarında keyifle kitap okutup, kek yediren. Aşka giderken yolculuk en güzelidir. Biletini aşka kesemezsin. Müzikleri bir tek! Müzikleri tek başına dinleyemezsin.

    Aslında karşılık bulamadığın aşkla müzik dinlemeyi- sessiz bir ilişkiye tercih edersin.

    Af diliyorsun kendini mecbur bıraktığın sevgisizliğe. Üzüldüğün hiç ben olmadım ki. Hadi kadehini kaldır kimsesizliğine. Kimse yok artık. Herkes oradayken üstelik.

    Oralara iyi bak; oralar da unutsun beni.

    …gitmez.

     
  4. Anonymous said: Öyle umutsuzluktan bir anda tum renkleri yeniden dogurdu. Hissediyor musun? Kelimelerinle guclenen kiz hissizliginden ariniyor. Tum o elektrik canlaniyor. Burada biraz umut var. Sana da umut olsun isterim. "Tanistiklarimdan daha cok varsin." Tesekkur ederim. :)

    senin için mutlu oldum, umut da oldun. o hislere çok uzağım. umarım kırıklığa gebe hayaller kurmazsın. hepsi gerçek olur; kelebekler doluşur sana. haberdar et yine:)

     
  5. Anonymous said: Hissizlik demistim sana. En kotusu, hissizlik. Hic kimseyi hissedememekten ziyade, onu hissedememekten bahsetmeliymisim. İki yil sonra, ayni gun, gunesi getirdi bana. Onsuz gunlere olan sikayetlerimden habersiz, tum o cesurluguyla cikti karsima. Ondan umudu kestigim bir anda, tum umutsuzluguyla yeniledi her seyimizi. İlkbahar acti, cicekler sarki soyledi. Birbirimizden bihaber bir bucuk yil gecmis ama dilimizdeki aci tat kelimelerimize etki edemedi. Seni ozledim deyislerimize inanamadi. Oyle umu

    devam et lütfen

     
  6. 13:31 3rd Apr 2014

    Notes: 1

    Anonymous said: Başlamak giderek zorlaşıyor bugünlerde. Yaralarım, yazdığın zamanlardan kalma. Az önce okudum, eskimiş içimi ferahlatayım diye. Eskimiş içim, hafif geldi hissizliğime. Dayanamadı. Sen de hissediyor musun? Bir şeyler değişiyor. Birileri gidiyor. Bugünlerde inanacak tek bir his yok. Birileri geliyor. Ama hissizlik... Ah, ne zormuş bunca eskimek. Oysa kana kana sevmek isterdim, senin yazılarını okumaya başladığımdan beri. İki yıldır seni okuyorum. Sen, bunu hissetmeyi bırakma olur mu? İyi ki varsın

    İç içe gelmiş renkler vardı. Hiçbir şeyim yoktu, umuttan başka. Umut, şimdi sahip olduğum şeylerin dolduramadığı kadar görkemliydi. Eski, yok oldu. Eski olarak kalsa her tarafımızı hissizlik sarmazdı.

    Yalnızlık, ıssızlığın bir üst kalabalığı. Eskiden yalnızdık; şimdi ıssızız. Ben beni bu şekilde hissedebiliyorsan yalnızlığa yükselirim.

    Teşekkür ederim. Sen de iyi ki varsın.

     
  7. 00:13 28th Dec 2013

    Notes: 1

    Anonymous said: Seni çok özlüyoruz, bilesin.

    ben daha çok:)

     
  8. 00:12

    Notes: 4

    Bağla saçlarımı gitarına. O teller kopacak gibi. Beni bağlayamadığın gibi, koparma şimdi, onları da.

    Hadi sabırdan söz açalım. Şu peçeteyi biraz ağlatalım. Kahve olmuş üstün başın. Gözyaşı öyle örtülmez. Herkesi inandırabilirsin; beni kandıramazsın. Görmüş geçirmişliğimden değil; boşvermişliğimden. Şu peçetelere biraz umursamazlık katlayalım.

    Ben yürümeyi bilirim; sen, sokak adlarını. Benimle adım atar gibi yapar da, sokak adlarından tekerleme yaratırsın. Özür istemiyorum senden. Anlattıklarım yanıma kalsın.

    Artık sözsüzüm. Sen, minibüs camlarının yanılttığı silüetlersin. Temiz hava aramak gibisin: “olur da belki bulunur”. Tanışmadıklarımdan daha az vardın.

    Yokluğun yanıma kalsın.

     
  9. 00:23 27th Dec 2013

    Notes: 1

    - Herkes aynı mı çeker aşk acısını?

     
  10. 01:31 29th Oct 2013

    Notes: 12

    Eski zamanların bu kadar uzaklaşacağı aklıma gelmezdi. Aynı gözlerle, aynı hüzünlü sarmalayışla değeceğimizi düşünürdüm. Eskidikçe yabancılaşıyor insan, anılarından bile. Eskiyen dostları olmuyor, yalnızca. Eskisi bile eskiyor.

    Bir kere bırakıp gidince değişiyor her şey. Kızıl günbatımlarına kayıtsız bir nihayeti oluyor duygusallığımızın. Uzun suskunluklar ve "Sana söylediklerim sessizliği bozmak için. Aslında kafamda başka şeyler düşünüyorum." gürültüleri olgunlaşıyor. Kopuk dokunuşlar atıyor kalp; sarılmalar hep yorgun.

    Oysa bir zil sesi mesafesiydi dörtnala heyecanlarımız. Bir sesin burukluğunda aramak pişmanlığı; ve tahminler sarkıtmak üstü kapalı cümlelere. Dostluklar, hep birlikte ağlamak üzerine. "Ben doydum, sen ye." dostluklarıydı.

    Ben hem kayıptayım; hem kendisiyim kayıbın. Bedbahtım ucu bucağını kaybettiğim kırgınlık içinde. Ayıbım. İnsan kaybetmeyi solluyormuş, hislerini kaybetmek. El sallıyorum arkasından hepsinin. Bu da benim ayıbım.

    Seni biliyorum elbette. Hangimiz adını unutacağız; afiş afişsin- anılar bin parça! Bilincimde sana da bir köşe verdim. Bir ayna. Sildim seni boylu boyunca. Yokluğun tertemiz etti bizi: "Ben yokum. Ve artık sen de."

    İlkbaharın renkleri, çiğ taneleri, paketimdeki son sigara, soğuğu rüzgarın, cennete meyledişim! Nereye götürdünüz parçalarımı; işaret ettiğim ilk çocuk, göz kırpmadığım güneş? Nasıl gittiniz ki-götürmeden yapamadınız bunu?

    O kadar ki dostlarım!

    Gülseniz çocukluğum geri gelecek.